x
x

 

x

x

Son Dakika

Haberleri

 

 

Tarihçe

 

 

Önemli Linkler

 

Suluboya resim sanatının İngiltere, Fransa, Hollanda , İtalya, Almanya, Avusturya gibi sanat düzeyleri önde gelen Avrupa ülkelerinde ve Amerika Birleşik Devletlerinde çok önemli bir yeri bulunduğu ve coşkuyla uygulandığı halde, bizde bu alandaki uğraşılar çok sınırlı kalmıştır.

 

Batı tekniği ile resim yaptığımız yıllarda bu alanda bizde de bir coşku göze batıyor. Hiç kuşkusuz bunda, suluboya sanatının İngiltere’de 18.yy. sonlarındaki patlamadan sonra 19.yy. da Avrupa’nın bütün sanat merkezlerini etkileyişinin payı vardır.

 

İkinci bir etken de menşe-i müfredat programlarında suluboyaya özenle yer verilmiş olmasıdır. Sonraları bizde bu resim türü bir yavaşlama dönemi geçirmiş, birkaç suluboya ressamından başka bu alanda uğraş verenlere pek rastlanmamıştır. Londra’da Kraliyet Akademisi suluboya resim sanatının İngiltere’de gelişmesi ve yaygınlaşmasına destek olurken, bizim Akademisyenlerimiz bu resim türüne kayıtsız kalmıştır. Kuşkusuz bunun da çeşitli nedenleri vardır. Bunların başında da, suluboya tekniğinin çok zor bir teknik oluşu gelmektedir.

 

Suluboya

 

İng. Watercolor, Fr. Aquarelle, Alm. Wasserfarbe, Aquarell, “Akvarel” olarak da bilinir. Geniş anlamda, bağlayıcı olarak suda eriyebilen bitkisel kökenli zamk ile pigment karışımından elde edilen boya türleridir. Gerçek suluboyanın guvaşdan ya da temperadan farkı açık renklerin beyaz boya katmak yerine suyla inceltilerek elde edilmesidir. Geniş anlamdaki suluboyanın en erken örneklerine Eski Mısır’ın papirüs rulolarında, Çin ve Japonya’da ipek ve pirinç kağıdı üstüne yapılan resimlerde rastlanır. Avrupa’daysa çırpılmış yumurta akıyla karıştırılarak elde edilen türü, ortaçağ el yazmalarını süslemede kullanılmıştır.Gerçek suluboyanın en erken tek renkli örnekleri, 17.yy’da, kahverengi kurum boya (bistre) ya da daha açık mürekkep kalem çizimlerde görülür.

 

Likit Suluboya

“Ülkemizde, az bilindiği için, istek üzerine, bu konuda kısa bir açıklama yapmak ihtiyacı duydum. En çok kullanılanı tablet suluboya olmakla beraber, tüp ve likit suluboya ile birlikte üç türlü suluboya vardır. Suluboyanın, bileşimindeki arap zamkı çok olduğunda akışkanlığı azalır, az olduğunda artar. Bunların içinde akışkanlığı en çok olan likit suluboyadır. Bu bakımdan, kullanılması daha zor olmakla beraber, çok etkileyici sonuçlar verir. Tablet suluboya ile birlikte kullanılmasını tavsiye ederim. Malzemeyi tanıdıktan sonra, verebileceğiniz kararla, bazı yerleri likit ile, bazı yerleri ise tablet ile boyamanız uygun olur. Ülkemizde, sadece “Ecolıne” markası satılan bu boya, yanlışlıkla markasının adıyla isimlendirilmektedir.”

Hasan Gürsoy Mart/2008

 

 

 

TC Kültür Ve Turizm Bakanlığı

 

www.kultur.gov.tr

 

İzmir Büyükşehir Belediyesi

 

www.izmirsanat.org.tr

 

İzmir Turizm Kültür Müd.

 

www.izmirturizm.gov.tr

 

Kimlik No Sorgulama

 

www.tckimlik.nvi.gov.tr

 

Vergi No Sorgulama

 

wwww.vedop.mb-ggm.gov.tr

 

x
 

Claude Lorrain ve Rembrandt bu yöntemi kullanarak üstün ışık etkileri yaratmışlardır. Çok renkli suluboyanın ilk kez 15. yy’da Dürer ve Van Dyck tarafından kullanılmasına karşın bu alandaki en önemli gelişmeler 18.yy’ın sonuyla 19.yy’ın başında İngiltere’de olmuştur. Tek renkli suluboyadan esinlenerek gerçekleştirilen ve daha çok kent görünümleriyle arkeolojik alanları belgeleyen bu resimlerde (topografik resim) çok renkliliğe geçiş henüz tümüyle sağlanamamıştır. Bu dönemde William Pars (1742-82) ve Francis Towne (1739/40-1816) gibi çizim ustaları özellikle İtalya’ya yaptıkları gezilerde çok sayıda kent görünümü yapmışlardır. Gene aynı yıllarda J.R.Cozens’in dağ görünümlerini betimlediği şiirsel manzaralarının ardından Thomas Girtin (1775-1802) tek renkli suluboya resimlere başka renkler de ekleyerek çok renkliliğe geçişi sağlamıştır.

 
 

Bu tekniği geliştiren J.M.W.Turner bir süre birlikte çalıştığı Girtin’den büyük ölçüde etkilenmiştir. Suluboyanın sunduğu yeni olanakları Constable, romantizm anlayışı içinde kullanarak suluboya resme yepyeni bir nitelik kazandırmıştır. 19. yy. başlarında önce paletlerini zenginleştiren sanatçılar bundan sonra da konularını genişletmeye başlamış, Cox ve Cotman manzaralar; Bonington figürlü manzaralar; Samuel Prout’sa (1783-1852) figürlü mimari görünümler yapmışlardır. 20.yy’da Wilson Philip Steer (1890-1942), Graham Vivian Sutherland (1903-80) ve P.Nash, İngiliz suluboya geleneğini sürdürmüşlerdir. Öte yandan, Avrupa’da oldukça az ve ender kullanılan suluboya, Yeni-İzlenimcilik’le birlikte kısa bir süre yaygınlık kazanmış, Cezanne, Signac ve Dunayer de Segonzac’la Dufy bu tekniği denemişlerdir.

 

 
 

Powered by studiocorax